COVID-19 Sonrası Teknolojiye Bakış

2019 yılında başlayan pandemi dönemi, bir çok alanda sarsılmalara neden olduğu görülmüştür. Yeni yaşam şartları, önemler, kapanmalar insan sağlığını koruması yanında korku, kaygı ve çaresizlik yaşanmasına neden olmuştur. Gündelik hayat içerisinde olan değişimlerde insanların yeni rutinine uyumunu zorlaştırmıştır. Milyonlarca insanın iş hayatı, eğitim süreci, seyahat, alışveriş, arkadaş ilişkileri elektronik ortama taşınmıştır. Hızla büyüyen teknolojiyle var olan ilişkimizin salgın ile beraber artması yanında teknoloji ile temas zorunlu hale gelmiştir. İş yerimiz, okulumuz eve taşınarak seminerler, toplantılar, alışveriş dijital ortamda ilerlemiştir. Böylelikle teknoloji ile insan yaşamında kısıtlanan etkinlikler sürdürülebilir hale gelmiştir. Yapılan çalışmalar sonucunda teknoloji kullanımının bu dönemde artış göstermesine etken; bireylerin depresyon, stres, kaygı ve olumsuz duygulardan uzaklaşmak istemesi olarak da görülmüştür (Ruiz-Palmero vd., 2021).


Teknolojinin hayatımızı kolaylaştırması yanında kontrolsüz teknoloji kullanımının insanlar üzerinde olumsuz etkilerinin konuşulduğu bu dönemlerde; teknoloji ile temasımızın artması her gelişim dönemi içerisindeki bireyler üzerinde olumsuz etkileri olduğu görülmüştür.

Pandemi döneminde okulların kapanması beraberinde çocuklar evden eğitim sürecine devam etmiştir. Öğretmenleri ve arkadaşları ile ekrandan ilişki kuran çocuklar ellerinin alında olan internette birçok habere maruz kalmıştır. Bunun yanında ailelerinde konuşulan konular, karşılaştıkları haberler, rutinlerinin değişmiş olması çocukların süreci anlamlandırmasını zorlaştırdığı görülmüştür. Bu doğrultuda kaygı ve korku yoğun olarak yaşandığı düşünülmüştür (Danese, Smith, Chitsabesan ve Dubicka, 2020). Evde kalmak zorunda kalan çocukların hareket alanının kısıtlanması sonucu fiziksel ve psikolojik olarak zorlanma yaşamalarına neden olmuştur (Gümüşgül ve Aydoğan, 2020). Bunun yanında karantina ile çocukların gelişimsel becerilerini geliştirecek çalışmalar azalmıştır (Işıklı, 2020). Salgından korunmak üzerine yapılan çalışmalar, önlemler sonrası çocukların okula adaptasyon sürecinin uzadığı görülmüştür. Pandemi boyunca teknoloji temasın artan çocukların fiziksel rahatsızlıklar yaşadıkları görülmüştür. Özellikle ekran süresinin artması çocuklarda göz hastalıklarının (miyop) artmasına ve uyku bozukluklarına neden olmuştur (Wong vd., 2021).


Ergenlik dönemi içerisindeki bireyler, kimlik arayışı içinde olup farklı rollere yöneldikleri görülmektedir. Pandemi dönemi ile beraber bireyselleşme sürecinde olan ergenlerin pandemi dönemi ile eve kapanması beraberinde aile ile çatışma yaşadıkları görülmüştür. Akran ilişkilerinin aktif olduğu bu dönemde sosyalleşme süreci sosyal ağlara taşınmıştır. Bunun beraberinde internete olan bağımlılık artmıştır. Gençler ile yapılan çalışmalarda internet kullanımının süreçle beraber artması salgın sonrası da teknoloji bağımlılığın devam edeceği ve diğer bağımlılıklara neden olabileceği görülmüştür (Açık, Koç ve Uslu, 2021).


Pandemi dönemi ve sonrası teknoloji kullanımı ile ilgili yapılan araştırmalarda; hem çocukların hem de gençlerin teknoloji kullanımı artması sonucu anksiyete ve depresyon yaşadığı görülmüştür (Duan vd., 2020).


Dünyayı etkisi altına alan salgın aynı zamanda toplumsal süreçleri de olumsuz etkilemiştir. Ekonomi, kayıplar, tıbbi yetersizlikler aynı zamanda bireylerde yoğun stres, gelecek kaygıları, psikolojik rahatsızlıklara neden olmuştur. Amerika’da 3052 yetişkin birey ile yapılan çalışmada, COVİD-19 virüsü ile değişen yaşam ve beraberinde artan teknoloji kullanımı bireylerde yalnızlık, stres, depresyon gibi duygusal çöküntüye yönelimi arttırdığı görülmüştür (Meyer vd., 2020).


Teknolojinin COVID-19 sürecinde birçok alanda ulaşılabilirliği arttırması, hayatımızı kolaylaştırması, dijital yeni dünyaya hızlı geçişi sağlaması yanında kontrolsüz kullanımı psikolojik ve fiziksel rahatsızlıklara neden olmuştur. COVID-19 sonrası kontrollü teknoloji kullanım önerileri ise:

  • Ekran içeren cihazları kullanırken süreyi düzenlemek önemlidir.

  • Ebeveynlerin rol model olması çocukların teknoloji kullanımını düzenlemekte belirleyici noktada bulunmaktadır.

  • Çocukların teknoloji kullanımında ebeveynlerin aktif katılımı, kullanım saatlerini düzenlemede destek olması gerekmektedir.

  • Aile içi sağlıklı, tutarlı ilişki içinde olmak ve iletişim kurmak önemlidir.


Amaçlı kullanımı desteklemek istikrar ve kararlılık ister. Bu noktada birey olarak kendiniz için ya da ebeveyn olacak çocuğunuz için bu sınırlandırmaları sağlayamadığınız takdirde; özellikle teknoloji, sosyal medya, internet kullanımında yüksek seviyede zorluk yaşanıyorsa uzmana başvurmak gerekmektedir.


Yazar: Uzman Klinik Psikolog Merve Arar


Kaynakça

Danese, A., Smith, P., Chitsabesan, P. ve Dubicka, B. (2020). Child and adolescent mental health amidst emergencies and disasters. The British Journal of Psychiatry, 216(3), 159-162.

Ruiz-Palmero, J. vd. (2021) ‘Study of the use and consumption of mobile devices in university students’, Digital Education Review, 39, pp. 89–106.

Gümüşgül, O. and Aydoğan, R. (2020) ‘Yeni tip koronavirüs-COVID-19 kaynaklı evde geçirilen boş zamanların ev içi rekreatif oyunlar ile değerlendirilmesi’, Spor Eğitim Dergisi, 4(1), pp. 107–114.

Wong, C. W. vd. (2021) ‘Digital Screen Time During the COVID-19 Pandemic: Risk for a Further Myopia Boom?’, American Journal of Ophthalmology, 223, pp. 333–337.

Meyer, J. vd. (2020) ‘Changes in Physical Activity and Sedentary Behavior in Response to COVID-19 and Their Associations with Mental Health in 3052 US Adults’, International Journal of Environmental Research and Public Health, 17(18), pp. 1–13.

Işıklı, S. (2020). COVID-19 Salgı’nın Psikolojik Sonuçları ve Etkili Başa Çıkma Yöntemleri. Hacettepe Üniversitesi.


Editör: Uzman Klinik Psikolog Eda Öztürk Belet



9 görüntüleme

Son Paylaşımlar

Hepsini Gör