Çocuklarda Cinsel İstismar ve Sonrası…

Travma Sonrası Stres Bozukluğu (kısaca TSSB), American Psychological Association'a göre travmatik bir olayı deneyimlemeye veya tanık olmaya yanıt olarak yeniden deneyimleme, kaçınma ve aşırı uyarılma semptomlarının bir kombinasyonu olarak tanımlanır. Çocuk istismarı, TSSB ile en yüksek ilişkiye sahip travmatik olaylardan biridir. Çocuk istismarının travma sonrasında da kişi üzerindeki etkileri zamanla devam edebilir. İstatistiklere göre çocuk istismarı mağdurlarının yaklaşık %21-50'si çocuklukta TSSB tanı kriterlerini karşılarken, %33-38'i yetişkinlikte TSSB kriterlerini karşılamaya devam etmektedir (R. Kendra & KM Bell ve JM Guimond, 2012).

Çocuk cinsel istismarı genellikle mağdurdan en az 5 yaş büyük bir kişi tarafından 14 yaşından küçük bir çocuğa karşı gerçekleştirilen cinsel eylem olarak tanımlanır. Herhangi bir türde çocuk istismarı olan kişilerin, olmayanlara göre TSSB'den muzdarip olma olasılığı 23 kat daha fazladır. Mağdur olmayanlara kıyasla intihar, madde kötüye kullanımı, sağlık sorunları ve üniversiteden ayrılma, çocuk istismarı öyküsü olan kişilerde daha sık görülür. Ayrıca TSSB, diğer anksiyete bozuklukları, madde bağımlılığı, dikkat eksikliği/hiperaktivite bozukluğu ve depresyon gibi diğer bozukluklarla birliktelik gösterir. Çocukluk çağı istismarı mağdurları hem öfkelerini, düşmanlıklarını, kaygılarını ve depresyonlarını yönetmede hem de sosyal ve kişilerarası işlevselliklerinde daha fazla zorluk yaşarlar.


Çocuklukta istismara bağlı TSSB ile ilgili literatürde yer alan başka bir çalışmada, TSSB'li kadınların uzun süreli ‘maruz kalma’ tedavisi almadan önce duygu düzenleme becerileri eğitimi alan kadınların TSSB semptomlarını azaltmada daha başarılı olmaları beklendiği varsayılmıştır. Yapılan çalışmalara göre, duygu düzenleme güçlükleri hem depresif hem de TSSB belirtilerinin yordayıcıları iken, depresif belirtiler duygu düzenleme güçlükleri ve TSSB şiddetine aracılık etmekteydi. Ayrıca beceri eğitimi seansları alan grupta öfke yönetimi, duygu düzenleme ve kaygı ile baş etmede daha fazla avantaj sağlandığı görüldü. Azalmış duygu düzenlemesi, TSSB şiddeti ile ilişkilidir.. Makalede belirtildiği gibi, daha fazla uyumsuz başa çıkma ve duygu düzenleme güçlükleri hem daha fazla kendini suçlama hem de depresif belirtilerle ilişkilidir.


Cinsel istismara maruz kalan çocuklarda güvensizlik, kopukluk ve tecrit gibi çeşitli duygular gelişir. TSSB belirtileri çoğunlukla depresyon belirtileri ile birlikte görülmektedir ve Bilişsel Davranışçı Terapilerin etkisi çok büyük olsa da yapılan araştırma ve çalışmaların sonuçları, terapinin sonuçlarının faydalarını artırmak için duygu düzenleme ve beceri eğitim oturumlarını teşvik etmektedir. Terapi sürecinde ilerlemek için psikoterapist ve hasta arasındaki güçlü ve güvenilir ilişki gereklidir. Kurulan güvenilir ve sağlam ilişki sayesinde danışan, düşünce ve inançlarını terapiste açmak için kendini güvende ve rahatlamış hissedebilir ve iyileşme yolunda büyük bir adım atılmış olur.


Yazar: Uzman Klinik Psikolog Ebru İPEK

Editör: Uzman Klinik Psikolog Eda ÖZTÜRK BELET



13 görüntüleme

Son Paylaşımlar

Hepsini Gör