Çocuklar ve Ölüm - Yas Süreci Üzerine

Önceki blog yazımda kayıp ve yas sürecinden bahsetmiştik. Şimdi ise bu önemli kavramı çocukların hayatındaki rolü ile incelemek istiyorum. Umarım faydalı olacaktır…

Kayıp ve yas sürecinde çocukların da yetişkinlerin de verdiği ilk şok ve inkardır. Çocuklar bu aşamada şöyle sorular sorabilir: “Neden gitti?” “Yattığı yerden neden kalkamıyor?” “Bir daha hiç göremeyecek miyiz?”. Bu gibi anlamlandıramadığı şeyler çocuklarda kaybedilen kişiye karşı öfke olarak dışarı yansıyabilir. Çocuklar yasla başa çıkabilmek ve bu süreci anlamlandırabilmek için pazarlık ismi verilen evreye geçer. Bu evrede kaybedilen kişi ve kendisi arasındakilerin muhasebesini yapar. “Eğer ben uslu bir çocuk olsaydım dedem ölmezdi” “Eğer anneannemi çok sevseydim hasta olmazdı” “Babaanneme istediğinde istediğini götürseydim hala hayatta olurdu” gibi kendini suçlayıcı içerikte düşünceleri olabilir. Bundandır ki, hiçbir koşulda çocuklara “Beni sevmedin diye hasta oldum” “Dediğimi yapmazsan giderim” gibi kendileriyle muhasebe yapmalarını gerektirecek cümleler kurulmamalıdır. Bu tür suçlayıcı içerikteki düşünceler erken çocuklukta çocuğun kendisine, ergenlikte ise diğer insanlara ve Tanrı’ya karşı olabilir, “Tanrı iyi olsaydı onu benden almazdı” “Doktorlar işlerini iyi yapsaydı ölmezdi” gibi düşünceler ortaya çıkabilir. Bu suçlayıcı tepkileri genellikle yoğun bir çaresizlik duygusuyla birlikte depresif bir evdönemre takip eder. Bu evrede çocuk tamamen içe dönebilir ya da dışarıya karşı çok öfkeli bir tutum sergileyebilir. Depresif dönem hem yetişkin hem de çocukların yas sürecinde en uzun süren dönem olabilmektedir… Kaybın geri gelmeyeceğini ve bunun kimsenin suçu olmadığını anlayan çocuk daha sonra durumu kabullenme evresine geçer. Yani geçmesi beklenir…


Kayıp ve yas süreci boyunca çocukların yaşadığı tüm bu evreler en az yetişkinlerdeki kadar normal ve anlaşılırdır. Bazı zamanlarda ailenin çocuk dışındaki bireyleri kaybın ardından yas tutmaz ya da tutamayabilir. Hiçbir şey olmamış, o kişi hayattaymış gibi devam edilen bu süreçte yaşanmayan yas çocuğun kafasını karıştırabilir. Yaşanmayan yas çoğu zaman bitmeyen yasa eşittir. Bu yüzden çocuk yası yaşayamadığında kaybettiği kişiyi sürekli düşünür ve yukarıda anlattığım süreci defalarca tekrarlayabilir, kabullendiğini sandığında şok ve inkara dönebilir. Çocuğun kaybı ve yası yaşamasına izin vermek oldukça önemlidir. Çocuklar yetişkinlerden farklı şekilde kaybı oyunla sembolize edebilir. Bunu fark ettiğimiz zamanlarda oyununu bölmemek ve müdahale etmemek, destekleyebiliyor isek desteklemek gerekir. Eğer ki bu süreçte zorlanılıyorsa bir uzman desteğine başvurmak oldukça önemlidir.


Yazar: Asistan Psikolog Feyza Nur YILMAZ

Editör: Uzman Klinik Psikolog Eda ÖZTÜRK BELET



11 görüntüleme

Son Paylaşımlar

Hepsini Gör